İnsan biyopsikososyal bir varlıktır ve sağlık bedenen ruhen ve fiziksel yönden tam bir iyilik halidir. Bu da bize gösterir ki insan sağlığı multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmeyi gerektirir. Yemek yeme davranışı yalnızca fizyolojik açlık sonucu oluşan bir durum olmayarak, duygu ve düşüncelerimizi de içine kattığımız karmaşık bir süreçtir. “Duygusal yeme” örüntüleri ile (öfkeliyken, sinirliyken, mutsuzken ve hatta çok mutluyken bile) yemeğe saldırılır ve böylece kişi ne yediğini ne kadar yediğini fark etmez ve kilo kontrolünü sağlayamaz. Bu durum dürtüsel bir davranış olarak bilinçaltı süreçlere işaret edebilir.

Ayrıca, diyette motivasyonun önemi göz ardı edilemezken, bir defalık diyet ihlallerinde ise (battı balık yan gider, bir defadan bir şey olmaz veya önümüzdeki pazartesi başlayacağım gibi) ya hep ya hiç düşünce tarzı denilen otomatik olumsuz düşünceler ya da ertelemecilik davranışları, yapılan diyetlerin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olabilir. Sonuç olarak, bireyler fiziksel bir değişim yapmak istiyorlarsa bu hem beslenme davranışlarında hem duygu ve düşünce süreçlerinde meydana gelmelidir. Kilo vermek ve sağlıklı beslenmek için diyet yapmanın yanında bazı davranışçı müdahaleler ve psikoterapide gerekmektedir. Bu protokolde bir program bireylerin kalıcı kilo kaybı ve uzun dönem kilo korunumu bakımından çok daha etkilidir.

Psikolog ve Diyetisyen tarafından hazırlanan PsikoDiyet programı, hem psikolojik danışmanlık hem de beslenme ve diyet alanında hizmet almak isteyenler için hazırlanmıştır. Bu programla multidisipliner bir yaklaşım kullanılarak hem beslenme alışkanlıklarının psikolojik halimiz üzerindeki etkileri hem de psikolojik durumun beslenme sorunlarındaki faktörü birlikte ele alınır.